






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>Banka ve Finans Hukuku (BFHD), Yıl 2023 Sayı 46</title>
    <link>https://bankavefinanshukuku.legaldergi.com.tr/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=2575</link>
    <description>Banka ve Finans Hukuku (BFHD)</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>İhalenin Feshi Açısından Cebrî Satışlarda Tahsil Edilen KDV’nin Kanunî Dayanakları ve Buna İlişkin Olarak Ortaya Çıkan Sorunların Değerlendirilmesi</title>
      <link>https://bankavefinanshukuku.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=70919</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bankavefinanshukuku.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=70919</guid>
      <author>efe dırenisa</author>
      <description>Cebrî satışlarda icra dairesi arttırma şartnamesini ve satış ilânını özenli biçimde, tüm araştırmaları titizce yaparak ve doğru biçimde hazırlamalı; kamu hukukundan doğan borçları doğru tespit etmelidir. Bu kapsamda kamu hukukundan doğan Katma Değer Vergisi (KDV) de doğru şekilde tespit etmelidir. Zira KDV’nin doğru tespit edilmesi, ihaleye olan katılımı doğrudan etkiler. İhale alıcısı, katma değer vergisine (KDV) ilişkin sebep dışında başka sebep ya da sebepler ileri sürmek şartıyla ihalenin feshi yoluna başvurarak haksız yere ödemek zorunda kalmış olduğu KDV tutarının iadesini talep edebilir. Ayrıca ihale alıcısının durumundan farklı olarak, ihale alıcısı dışındaki ilgililer sadece KDV oranının yanlış gösterilmesi nedenine dayanarak ihalenin feshini talep edebilir. Arttırma şartnamesinde ihale alıcısının sorumlu olacağı KDV oranının doğru olarak gösterilmemesi, açık arttırmaya katılımı, rekabeti ve ilgiyi olumsuz etkileyeceğinden, ihalenin feshi sebebi teşkil eder. Ancak son dönemde Yargıtay’ın bu konuda farklı yönde kararları mevcuttur. Uygulamada istikrarın, yeknesaklığın ve hukuka en uygun yaklaşımın sağlanması gerekir. Bu çalışmada cebrî icra yoluyla yapılan satışlar kapsamında tahsil edilen KDV’ye ilişkin olarak KDV’nin kanunî dayanakları, KDV’nin yükümlüsü, KDV’yi doğuran olay, KDV’nin tahsili ve KDV’den kaynaklanan ihalenin feshi durumları incelenmiştir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ UYGULAMASININ KALDIRILMASININ ASGARİ ÜCRETLE ÇALIŞAN ENGELLİLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ</title>
      <link>https://bankavefinanshukuku.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69164</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bankavefinanshukuku.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=69164</guid>
      <author>Tevhit KAHRAMAN</author>
      <description>ÖZET&#13;
Geçmişte ücretli çalışanların ücret hesaplamalarında ücretlinin lehine dikkate alınan  “özel indirim” adı altında başlanılan uygulamaya; daha sonra “özel gider indirimi”,  ondan sonra “ücretlilerde vergi indirimi” ve 2018 yılında da  “ asgari geçim indirimi” adıyla devam edilmiştir. En son olarak ta 25/12/2021 tarihinde asgari geçim indirimi uygulamasında vazgeçilerek, 01/01/2022 tarihinden itibaren uygulanmak üzere asgari ücretin vergi dışı tutulması sistemi olan “vergi istisnası” uygulaması sistemine geçilmiştir.&#13;
Daha önceki uygulamalarda ücret hesaplamalarında gelir vergisinden muaf tutulan engellilik indirimi, yeni uygulamada asgari ücretin vergi dışı tutulması nedeniyle, asgari ücretli engelli çalışanlar engelli indiriminden yararlanamamaktadırlar.&#13;
Bu çalışmanın amacı; asgari ücretli çalışanlar açısından “asgari geçim indirimi “ uygulamasının kaldırılarak yerine “vergi istisnası” sisteminin uygulanmaya başlamasının asgari ücretle çalışan engelliler üzerindeki olumlu veya olumsuz etkilerini tespiti etmektir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KAYYIMLIK GÖREVLERİ BAĞLAMINDA TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONU’NUN ORGAN NİTELİĞİ</title>
      <link>https://bankavefinanshukuku.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=70555</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bankavefinanshukuku.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=70555</guid>
      <author>Süleyman KANDEMİR</author>
      <description>Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), İlk olarak 1983 yılında bir genel müdürlük teşkilatı şeklinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) çatısı altında faaliyete başlamıştır. Mali durumu bozulan veya sair sebeplerle yönetim ve denetimi TMSF’ye devredilen veya faaliyet izni kaldırılan bankaların tasfiye süreçleri TMSF’nin önemli görevleri arasında yer almıştır. TMSF’nin yetkileri ve görevleri zamanla değişmiştir. Özellikle 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimi neticesinde Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) ile iltisaklı veya irtibatlı olan şirketlerde “&lt;em&gt;kayyımlık&lt;/em&gt;” uygulamasının TMSF üzerinden yapılmaya başlanması “&lt;em&gt;Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname&lt;/em&gt;” ile yasal düzenlemeye tabi tutulmuştur. Çalışmamızda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve konuya ilişkin özel düzenlemeler ile içtihatlar ışığında TMSF’nin icra ettiği kayyımlık görevi izah edilmiştir. TMSF’nin kayyım olarak atanması meselesi daha çok ticaret hukuku boyutuyla ele alınmıştır. Ayrıca, kayyımlık görevini icra ederken TMSF’nin yönetim kurulu, genel kurul ve denetim kurulu olarak kendisine devredilen veya faaliyet izni kaldırılan bankalar ile diğer tüzel kişiler nezdindeki organ niteliği de incelememize esas teşkil etmiştir</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Bilanço Usulüne Göre Tutulan Ticari Defterlerin Delil Niteliği ve İspat Külfeti Analizi</title>
      <link>https://bankavefinanshukuku.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68081</link>
      <guid isPermaLink="true">https://bankavefinanshukuku.legaldergi.com.tr/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=68081</guid>
      <author>Mustafa Emir ÜstündağFiliz Berberoğlu Yenipınar  </author>
      <description>Tacir işletmeyi kurduğunda,  faaliyeti sürecinde  ve sona erdiğinde ( tasfiye)  dahi ‘basiretli tacir’ gibi davranarak ticari işletmesiyle ilgili tüm kayıt ve belgelerle işlemlerini düzenli ve yazılı olarak tutmalı aynı zamanda ysada belirlenen dürede itina ile  saklamalıdır. Bu defterler ticari işletmenin adeta kalbidir. Uyuşmazlık halinde, ticari defterler usulüne uygun olarak ibraz edildiğindei taciri amali yönden ağır külfetlerden koruyabilir. Ticari defterler, işletme ile ilgili tüm işlemleri aynen ayansıtmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda, tarafların belgeleri ibraz zorunluluğu 219. maddede, tarafların belgeyi ibraz etmemesi 220. maddede, ticari defterlerin ibrazı ve delil olması ise 222. maddede düzenlenmiştir. Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde, ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa’da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.</description>
      <pubDate>2026-07-16</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


